Şşşş! Sessiz ol, suskunluğunu kimse duymasın.
Gizlendiğin yerde kal, buralar pek tekin değil bu aralar. Çığlık çığlığa sev, seviş, ama içine bağır, diyaframını patlat. Dedim ya, tekin değil buralar. Seni anlarlar mı sanıyorsun? Anlamazlar. Peki sahiden anlamazlar diye mi saklanıyorsun? Şimdi de yanılıyorsun. Biri var, köşelere bak. Bulamazsan yaşayamazsın demiyorum, yaşadım diyemezsin o kadar.
Biri çığlıklarını duymak isteyecek, sevişini sevecek, gözlerini de, sevmediğin burnunu öpecek sen kaçmaya çalışırken, kokunu hiçbir şeye değişmeyecek. Vurup kırdıklarını toplayacak gücü yettiğince; yetmediğinde ise seninle o dağınıklığı izleyecek, dağ gibi hissedeceksin onu arkanda. Seni anlayacak. O zaman oradan çıkıp günebakan gibi döneceksin güneşe, doymaya çalışarak bakacaksın, içeceksin güneşin sarısını ona duyduğun güvenle.
Ama o zamana kadar dediğim gibi gizlendiğin yerde kal, buralar pek tekin değil bu aralar. Bu aralar, buralar yalan dolanlı, buralar sevgisiz, yangın yeri gibi. Sen hazır değilsin bunlara. Aman olma da, iyi değil kötü şeylere alışır olmak. Alışkanlık zarar insan denilen şeye. Sen sen ol, birçok şeye alışma. Sadece olduğun yerde kal, kenardan git görünme kimseye, o da görünmüyor, o yüzden köşelere bak, bul onu. O zaman doyacaksın güneşe. Sonra ne mi yap? Sadece "sev"…
