Sessiz Ol

Şşşş! Sessiz ol, suskunluğunu kimse duymasın.

Gizlendiğin yerde kal, buralar pek tekin değil bu aralar. Çığlık çığlığa sev, seviş, ama içine bağır, diyaframını patlat. Dedim ya, tekin değil buralar. Seni anlarlar mı sanıyorsun? Anlamazlar. Peki sahiden anlamazlar diye mi saklanıyorsun? Şimdi de yanılıyorsun. Biri var, köşelere bak. Bulamazsan yaşayamazsın demiyorum, yaşadım diyemezsin o kadar.

Biri çığlıklarını duymak isteyecek, sevişini sevecek, gözlerini de, sevmediğin burnunu öpecek sen kaçmaya çalışırken, kokunu hiçbir şeye değişmeyecek. Vurup kırdıklarını toplayacak gücü yettiğince; yetmediğinde ise seninle o dağınıklığı izleyecek, dağ gibi hissedeceksin onu arkanda. Seni anlayacak.  O zaman oradan çıkıp günebakan gibi döneceksin güneşe, doymaya çalışarak bakacaksın, içeceksin güneşin sarısını ona duyduğun güvenle.

Ama o zamana kadar dediğim gibi gizlendiğin yerde kal, buralar pek tekin değil bu aralar. Bu aralar, buralar yalan dolanlı, buralar sevgisiz, yangın yeri gibi. Sen hazır değilsin bunlara. Aman olma da, iyi değil kötü şeylere alışır olmak. Alışkanlık zarar insan denilen şeye. Sen sen ol, birçok şeye alışma. Sadece olduğun yerde kal, kenardan git görünme kimseye, o da görünmüyor, o yüzden köşelere bak, bul onu. O zaman doyacaksın güneşe. Sonra ne mi yap? Sadece "sev"…

bitti denen yerden başlamak ve gözlerini açmak yeniden…

Bitti denen yerden başlamak ve gözlerini açmak yeniden…

Bunu insanlık olarak sürekli yaşıyoruz.

Gün geliyo her şey elimizden kayıp gidiyor ya da giden bir kaç parça bize her şeymiş gibi geliyor.

Ama hiçbirimiz doğadan ilham almıyoruz. Niye unutuyoruz bilmiyorum. Düşün ki denizdesin, en dibe indin, battın, ayaklarını yere vurup su yüzüne çıkamaz mısın, itemez misin kendini yukarı? ya da kendini bıraksan su seni yüzeye taşımaz mı?

Olaylar karşısında ayaklarımızı dibe vurup yükseklere çıkacağımız an da geliyor işte veya olayları akışına bıraksak su yolunu buluyor, inadımız kime?

Acı da yaşanmalı tabi ki ama bu dip balığı tavrımızdan vaz mı geçsek acaba?

SIVAS ACISI / AZİZ NESİN


Ben tanırım
Bu bulut bizim oranın bulutu
Hemşeriyiz ne de olsa
Benim için kalkmış ta Sıvas'tan gelmiş
Yurdumun bulutu
Başımın üstünde yeri var
Ben bilirim
Bu rüzgâr bizim oranın rüzgârı
Hemşerimiz ne de olsa
Benim için kopup gelmiş yayladan
Yurdumun rüzgârı
Kurutsun diye akan kanlarımı
Ben anlarım
Bu acı bizim ora işi hançer acısı
Bir ülkedeniz ne de olsa
Aynı dili konuşsak da
Anlamayız birbirimizi
Hançerin nakışı
Tanıdım acısından Sıvas işi
Ben duyarım duyumsarım
Bizim oranın sızısı bu
Binip kara bir buluta Sıvas ilinden
Sıvas rüzgârında uçup gelmiş
Helallik dilemeye
Ey yüreğimin onmaz acıları
Ey beynimin dinmez sancıları
Suç ne bende ne de sende
Suç seni karanlıklara gömenlerde
Ne de olsa yurttaşımsın
Kapalı olsa da bütün vicdan kapıları yüzüne
Bilmelisin bir yerin var canevimde

Aziz NESİN